Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Neden Herkes Kadar Hafif Yaşayamıyorum?

Resim
(Derin hisseden bir zihnin içinden)      Bazı insanlar hayatı daha hafif yaşar gibi görünür. Olan olur, biter ve devam ederler. Bir tartışma yaşarlar, unutur giderler. Bir şey hissederler ama o his uzun süre kalmaz. Benim için ise böyle değil. Bir olay yaşandığında… o olay bitmez. Zihnimde kalır, büyür, parçalanır , yeniden kurulur.Ve çoğu zaman kendime şu soruyu sorarım: Neden herkes kadar hafif yaşayamıyorum? Hafiflik Bir Seçim mi?    Dışarıdan bakıldığında öyle görünebilir. “Sana ne, boş ver.” “Takma bu kadar.” “Herkes yaşıyor, geçiyor.”      Ama bazı zihinler için bu cümleler çalışmaz. Çünkü mesele “takmak” değildir. Mesele, zihnin nasıl çalıştığıdır. Derin İşleyen Bir Zihin     Bazı zihinler yüzeyde kalır. Bazıları ise derine iner. Bir olay olduğunda: sadece ne olduğu değil, neden olduğu, nasıl olduğu, başka nasıl olabileceği hepsi düşünülür. Bu sadece düşünmek değil,  anlamlandırma ihtiyacıdır. Fazla Hissetmek     ...

Duygusal Yorgunluk Nedir?

Resim
  (Zihnin değil, duyguların yorulduğu an)     Bazı yorgunluklar uyuyunca geçer. Bazıları tatille azalır.  Ama bazı yorgunluklar vardır ki…  dinlenmek bile yetmez.  Çünkü sorun bedeninde değildir.  Duygularındadır.  Ve o an şunu fark edersin: Yorgunum… ama nedenini tam açıklayamıyorum.  Duygusal Yorgunluk Nedir?      Duygusal yorgunluk, kişinin uzun süre boyunca yoğun duygusal yük altında kalması sonucu oluşan bir tükenmişlik halidir.  Bu durum genellikle Emotional Exhaustion olarak tanımlanır ve özellikle tükenmişlik sendromunun temel bileşenlerinden biridir.  Kişi fiziksel olarak çalışmamış olsa bile,  duygusal olarak “tükenmiş” hissedebilir.  Nasıl Oluşur?      Duygusal yorgunluk tek bir olayla değil,  birikimle oluşur. sürekli düşünmek başkalarının duygularını taşımak kendini sürekli kontrol etmek bastırılan duygular        Zamanla zihinde ve bedende bir yük oluştu...