AuDHD’li Olduğumu Bilmeden Önce Nasıl Hissediyordum?
Uzun süre kendimde açıklayamadığım bir “farklılık” hissi vardı. Ama bu farklılık dışarıdan görünen bir şey değildi. Daha çok zihnimin içinde yaşayan, sürekli benimle hareket eden ama adını koyamadığım bir histi. İnsanlarla aynı ortamda bulunuyordum ama sanki aynı şekilde yaşamıyorduk. Onlar bazı şeyleri doğal şekilde yapabiliyor gibiydi. Ben ise çoğu zaman düşünerek hareket ediyordum. Bir konuşmayı nasıl sürdürmem gerektiğini, hangi tepkinin uygun olduğunu, ne zaman susup ne zaman konuşmam gerektiğini zihnimde hesaplıyordum. Dışarıdan normal görünmeye çalışırken içeride sürekli çalışan bir sistem vardı. O zamanlar bunun neden bu kadar yorucu olduğunu bilmiyordum. Sadece kendimi “fazla” hissediyordum. Fazla düşünen, fazla hisseden, fazla analiz eden biri gibi… Küçük görünen şeyler zihnimde büyüyebiliyordu. İnsanların söylediği cümleleri saatlerce düşünebiliyor, bir ortamın enerjisinden bütün gün etkilenebiliyordum. Kalab...