Kayıtlar

aşırıdüşünme etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

DEHB ve Reddedilme Hassasiyeti: Neden Bu Kadar Derinden Etkileniyoruz?

Resim
         Bazı insanlar için eleştiri yalnızca eleştiridir. Birkaç dakika can sıkar ve sonra hayat devam eder. Ancak DEHB yaşayan birçok kişi için aynı durum çok daha yoğun hissedilebilir. Kısa bir mesajın tonu, cevapsız bırakılan bir konuşma, yapılan küçük bir eleştiri ya da dışlanmış gibi hissettiren bir olay günlerce zihinde kalabilir. Bu durum çoğu zaman reddedilme hassasiyeti olarak adlandırılır.       Reddedilme hassasiyeti, kişinin gerçek ya da algılanan eleştirilere, dışlanmaya veya onaylanmamaya karşı normalden daha yoğun duygusal tepki vermesi anlamına gelir. Her DEHB'li birey bunu yaşamaz ancak araştırmalar ve klinik gözlemler, bu deneyimin DEHB topluluğunda oldukça yaygın olduğunu göstermektedir. Burada önemli olan nokta şudur: Kişi yalnızca üzülmez. Bazen yaşadığı duygu fiziksel bir acıya benzeyecek kadar yoğun olabilir. Küçük görünen bir olay, zihinde çok daha büyük bir anlam kazanabilir. Bunun nedenlerinden biri, DEHB'nin yalnızca d...

AuDHD Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlarız?

Resim
          Son yıllarda daha sık duyulan kavramlardan biri de AuDHD . İlk kez duyan biri için yeni bir tanı gibi gelebilir, ancak AuDHD aslında resmi bir tanı adı değildir. Bu terim, otizm özellikleri ile DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) özelliklerinin aynı kişide birlikte görülmesini anlatmak için kullanılan bir ifade olarak ortaya çıkmıştır.        Uzun yıllar boyunca bu iki profil birbirine zıt yapılar gibi değerlendirildi. Birinin varlığının diğerini dışladığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde bazı insanların her iki profile ait özellikleri birlikte yaşayabildiği daha fazla kabul görüyor. Bu nedenle AuDHD, tek bir durumdan çok iki farklı işleyiş biçiminin aynı sistem içinde bulunması gibi düşünülebilir. Bu deneyim dışarıdan bakıldığında bazen çelişkili görünebilir. Bir yan düzen, tekrar ve öngörülebilirlik isteyebilirken; diğer yan yenilik, hareket ve değişim arayabilir. Bir gün plan yapmak rahatlatıcı gelirken, ertesi gün ...

AuDHD’li Olduğumu Bilmeden Önce Nasıl Hissediyordum?

Resim
       Uzun süre kendimde açıklayamadığım bir “farklılık” hissi vardı. Ama bu farklılık dışarıdan görünen bir şey değildi. Daha çok zihnimin içinde yaşayan, sürekli benimle hareket eden ama adını koyamadığım bir histi.       İnsanlarla aynı ortamda bulunuyordum ama sanki aynı şekilde yaşamıyorduk. Onlar bazı şeyleri doğal şekilde yapabiliyor gibiydi. Ben ise çoğu zaman düşünerek hareket ediyordum. Bir konuşmayı nasıl sürdürmem gerektiğini, hangi tepkinin uygun olduğunu, ne zaman susup ne zaman konuşmam gerektiğini zihnimde hesaplıyordum. Dışarıdan normal görünmeye çalışırken içeride sürekli çalışan bir sistem vardı. O zamanlar bunun neden bu kadar yorucu olduğunu bilmiyordum.      Sadece kendimi “fazla” hissediyordum. Fazla düşünen, fazla hisseden, fazla analiz eden biri gibi… Küçük görünen şeyler zihnimde büyüyebiliyordu. İnsanların söylediği cümleleri saatlerce düşünebiliyor, bir ortamın enerjisinden bütün gün etkilenebiliyordum. Kalab...

Bu Blog Neden Var?

Resim
        Bazı insanlar düşüncelerini kolayca susturabilir. Bazılarının zihni ise hiçbir zaman gerçekten sessiz olmaz. “Dağınık Zihin” tam olarak bu sessizleşmeyen zihnin içinden doğdu.  Bu blog; mükemmel insanların, kusursuz hayatların ya da sürekli motive kalabilen zihinlerin yeri değil. Burası aynı anda çok fazla düşünen, hisseden, analiz eden ve bazen kendi zihninin içinde kaybolan insanlar için var.       Çünkü bazı zihinler yalnızca “fazla düşünüyor” değildir. Bazı zihinler dünyayı farklı işler. Bir konuşmanın alt metnini saatlerce düşünebilir, kalabalığın içinde yorulabilir, yarım kalan bir düşünceyi günlerce zihninde taşıyabilir. İnsanları fazlasıyla hissedebilir ve kendi içinde durmadan analiz yapabilir. Ama çoğu zaman bunları anlatacak doğru kelimeleri bulamaz. “Dağınık Zihin” tam da bu yüzden var.    Burada zihinsel yorgunluklardan, aşırı düşünmekten, yalnızlıktan, nöroçeşitlilikten, duygusal yüklerden ve insan zihninin karmaşık...

Neden Sürekli Analiz Ediyorum? Zihnin Durmayan Tarafı

Resim
     Bazı insanlar düşünür. Bazıları ise düşünmenin içinde yaşar. Bir olay olur, geçmez. Bir konuşma biter, zihinde devam eder. Söylenen bir cümle defalarca yeniden kurulur, alternatifleri düşünülür, alt metinler aranır. Sanki hiçbir şey olduğu gibi bırakılmaz; her şey çözülmesi gereken bir denklem gibidir. Ve bir noktadan sonra şu soru gelir: *“Neden sürekli analiz ediyorum?”       Bu durum çoğu zaman bir alışkanlık gibi görünür ama aslında daha derin bir zihinsel işleyişin sonucudur. Sürekli analiz etmek, çoğu zaman zihnin belirsizliği tolere edememesiyle ilgilidir. İnsan beyni netlik ister. Eksik kalan her bilgi, tamamlanması gereken bir boşluk gibi hissedilir. Bu yüzden zihin, yaşananları tekrar tekrar ele alır, anlamlandırmaya çalışır, ihtimalleri tarar.       Ancak mesele sadece anlamak değildir. Çoğu zaman bu analiz etme hali, kontrol ihtiyacıyla da bağlantılıdır. Eğer bir şeyi yeterince düşünürsen, belki bir sonraki adımı daha iyi tah...