Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DEHB ve Maskeleme: Görünmeyen Çabanın Yorgunluğu

Resim
      DEHB yalnızca dikkat dağınıklığından ibaret değildir. Birçok insan için bu deneyimin en görünmeyen taraflarından biri “maskeleme”dir. Çünkü bazı kişiler yaşadığı zorlukları dışarıya göstermemeyi çok erken yaşlarda öğrenir.      Maskeleme; kişinin yaşadığı dikkat, duygu düzenleme, unutkanlık ya da sosyal zorlanmaları gizlemek için bilinçli ya da bilinçsiz şekilde geliştirdiği uyum davranışlarını ifade eder. Dışarıdan bakıldığında kişi oldukça düzenli, sakin ya da kontrollü görünebilir. Ancak bu görüntünün arkasında sürekli çalışan bir telafi sistemi olabilir. Bazı insanlar hiçbir şeyi unutmamak için aşırı not alır. Bazıları geç kalmamak için sürekli alarm kurar. Bazıları konuşmalarda dikkati dağılmasın diye bütün enerjisini karşı tarafı takip etmeye harcar. Dışarıdan “başarıyla idare ediyor” gibi görünen bu durum, içeride ciddi bir zihinsel yük yaratabilir.Çünkü maskeleme yalnızca davranışı değiştirmek değildir. Aynı zamanda sürekli kendini kontrol etm...

DEHB ve Odaklanma Problemi: Dikkat Eksikliği mi, Dikkati Yönetme Zorluğu mu?

Resim
          DEHB denince insanların aklına genellikle tek bir şey gelir: odaklanamamak. Ancak DEHB yaşayan birçok kişinin anlattığı deneyim, yalnızca “dikkatin dağılması” değildir. Hatta bazen sorun dikkat eksikliği değil; dikkati başlatmak, yönlendirmek, sürdürmek ve gerektiğinde başka bir şeye geçirmekle ilgilidir.  Bu ayrım küçük görünse de deneyimi anlamak açısından oldukça önemlidir. Çünkü DEHB’de zihin çoğu zaman boş değildir. Tam tersine, bazen aynı anda çok fazla şey işlemeye çalışıyor olabilir.        Dışarıdan bakıldığında kişi masanın başında oturuyor, telefona bakıyor ya da işe başlamıyor gibi görünebilir. Ama içeride başka bir şey yaşanıyor olabilir. Yapılması gereken görev, günün planı, başka düşünceler, geçmiş bir konuşma, açlık hissi, odadaki ses, bir fikir, bir endişe… Zihin aynı anda birçok sinyali işlemeye çalışabilir. Bu yüzden odak problemi bazen dikkatin yokluğu değil, dikkatin dağılmış halde bulunması gibi hissedile...

AuDHD Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlarız?

Resim
          Son yıllarda daha sık duyulan kavramlardan biri de AuDHD . İlk kez duyan biri için yeni bir tanı gibi gelebilir, ancak AuDHD aslında resmi bir tanı adı değildir. Bu terim, otizm özellikleri ile DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) özelliklerinin aynı kişide birlikte görülmesini anlatmak için kullanılan bir ifade olarak ortaya çıkmıştır.        Uzun yıllar boyunca bu iki profil birbirine zıt yapılar gibi değerlendirildi. Birinin varlığının diğerini dışladığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde bazı insanların her iki profile ait özellikleri birlikte yaşayabildiği daha fazla kabul görüyor. Bu nedenle AuDHD, tek bir durumdan çok iki farklı işleyiş biçiminin aynı sistem içinde bulunması gibi düşünülebilir. Bu deneyim dışarıdan bakıldığında bazen çelişkili görünebilir. Bir yan düzen, tekrar ve öngörülebilirlik isteyebilirken; diğer yan yenilik, hareket ve değişim arayabilir. Bir gün plan yapmak rahatlatıcı gelirken, ertesi gün ...

Günümüzde Moda Olan DEHB ile Gerçek Olan DEHB Arasındaki Fark

Resim
      Son yıllarda DEHB hakkında konuşulma biçimi değişti. Sosyal medyada, kısa videolarda ve günlük dilde bu kavram çok daha görünür hale geldi. Bir şey unutmak, sıkılmak, dikkatin dağılması ya da üretken olamamak artık bazen doğrudan “DEHB” ile açıklanıyor. Bu görünürlük önemli çünkü uzun yıllar boyunca birçok insan yaşadığı deneyimi isimlendiremedi. Özellikle yetişkinlikte dikkat farklılıkları yaşayan kişiler için bu konuşmalar bir farkındalık alanı oluşturdu. Ama görünürlüğün artmasıyla birlikte başka bir şey de ortaya çıktı: DEHB’nin günlük insan deneyimleriyle tamamen aynı şeymiş gibi anlatılması. Ve burada önemli bir ayrım oluşuyor.       Çünkü herkes dikkatini kaybedebilir. Herkes erteleyebilir. Herkes bazen dağınık olabilir. Herkes bir konuşma sırasında başka şeyler düşünebilir. Ama gerçek DEHB, bunların daha sık yaşanması değildir. Gerçek DEHB çoğu zaman bir yoğunluk, süreklilik ve işlevsellik meselesidir.       Moda olan anlatıda D...

DEHB Felci Nedir? Nasıl Hissettirir?

Resim
          Dışarıdan bakıldığında basit görünür. Yapılması gereken bir iş vardır ama kişi başlayamaz. Zaman geçer, baskı artar, yapılacaklar büyür ama beden hâlâ hareketsizdir. Bu durum çoğu zaman “üşenmek”, “ertelemek” ya da “isteksizlik” olarak yorumlanır. Oysa DEHB felci yaşayan biri için mesele çoğu zaman istememek değil, başlayamamaktır.       DEHB felci, resmi bir tıbbi tanı terimi değildir ancak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan birçok kişinin tarif ettiği yoğun bir zihinsel kilitlenme halini anlatır. Bu durumda kişi ne yapması gerektiğini bilir ama zihni ile eylem arasındaki bağlantı sanki geçici olarak kopmuş gibidir.       Bu deneyim çoğu zaman görünmezdir çünkü dışarıdan kişi yalnızca oturuyor gibi görünür. Ama içeride yoğun bir hareket vardır. Zihin aynı anda onlarca düşünce üretir: yapılması gerekenler, yetişmeyen işler, başlanamayan görevler, suçluluk hissi, zaman baskısı… Tüm bunlar üst üste bindiğind...

AuDHD’li Olduğumu Bilmeden Önce Nasıl Hissediyordum?

Resim
       Uzun süre kendimde açıklayamadığım bir “farklılık” hissi vardı. Ama bu farklılık dışarıdan görünen bir şey değildi. Daha çok zihnimin içinde yaşayan, sürekli benimle hareket eden ama adını koyamadığım bir histi.       İnsanlarla aynı ortamda bulunuyordum ama sanki aynı şekilde yaşamıyorduk. Onlar bazı şeyleri doğal şekilde yapabiliyor gibiydi. Ben ise çoğu zaman düşünerek hareket ediyordum. Bir konuşmayı nasıl sürdürmem gerektiğini, hangi tepkinin uygun olduğunu, ne zaman susup ne zaman konuşmam gerektiğini zihnimde hesaplıyordum. Dışarıdan normal görünmeye çalışırken içeride sürekli çalışan bir sistem vardı. O zamanlar bunun neden bu kadar yorucu olduğunu bilmiyordum.      Sadece kendimi “fazla” hissediyordum. Fazla düşünen, fazla hisseden, fazla analiz eden biri gibi… Küçük görünen şeyler zihnimde büyüyebiliyordu. İnsanların söylediği cümleleri saatlerce düşünebiliyor, bir ortamın enerjisinden bütün gün etkilenebiliyordum. Kalab...

Bu Blog Neden Var?

Resim
        Bazı insanlar düşüncelerini kolayca susturabilir. Bazılarının zihni ise hiçbir zaman gerçekten sessiz olmaz. “Dağınık Zihin” tam olarak bu sessizleşmeyen zihnin içinden doğdu.  Bu blog; mükemmel insanların, kusursuz hayatların ya da sürekli motive kalabilen zihinlerin yeri değil. Burası aynı anda çok fazla düşünen, hisseden, analiz eden ve bazen kendi zihninin içinde kaybolan insanlar için var.       Çünkü bazı zihinler yalnızca “fazla düşünüyor” değildir. Bazı zihinler dünyayı farklı işler. Bir konuşmanın alt metnini saatlerce düşünebilir, kalabalığın içinde yorulabilir, yarım kalan bir düşünceyi günlerce zihninde taşıyabilir. İnsanları fazlasıyla hissedebilir ve kendi içinde durmadan analiz yapabilir. Ama çoğu zaman bunları anlatacak doğru kelimeleri bulamaz. “Dağınık Zihin” tam da bu yüzden var.    Burada zihinsel yorgunluklardan, aşırı düşünmekten, yalnızlıktan, nöroçeşitlilikten, duygusal yüklerden ve insan zihninin karmaşık...

AuDHD ile Yaşamak: Günlük Gerçeklerin İçinden

Resim
     Bazı zihinler sessiz çalışmaz. Onlar sürekli arka planda işlem yapan, detayları yakalayan, bağlantılar kuran ve aynı anda birçok şeyi düşünen sistemlerdir. Dışarıdan bakıldığında bu sadece “dikkat dağınıklığı” ya da “farklılık” gibi görünebilir. Ama içeriden deneyim bambaşkadır.       AuDHD ile yaşamak, çoğunlukla iki farklı sistemin aynı anda çalışması gibidir. Bir yanda düzen, yapı ve tekrar ihtiyacı; diğer yanda yenilik, uyarım ve hareket arayışı. Bu iki yön birbirini dengelemekten çok, çoğu zaman çekişir. Ve günlük hayat, bu iki sistem arasında kurulan hassas bir dengeye dönüşür.       Sabah başlamak bile bazen bir süreçtir. Zihin uyanmıştır ama beden eşlik etmez. Yapılması gerekenler bilinir ama nereden başlanacağı belirsizdir. Küçük bir görev bile büyük bir yük gibi hissedilebilir. Çünkü mesele görevin kendisi değil, zihnin o göreve nasıl yaklaşacağıdır. Başlamak için gereken enerji, bazen işi yapmaktan daha zorlayıcı olabilir. ...

Neden Sürekli Analiz Ediyorum? Zihnin Durmayan Tarafı

Resim
     Bazı insanlar düşünür. Bazıları ise düşünmenin içinde yaşar. Bir olay olur, geçmez. Bir konuşma biter, zihinde devam eder. Söylenen bir cümle defalarca yeniden kurulur, alternatifleri düşünülür, alt metinler aranır. Sanki hiçbir şey olduğu gibi bırakılmaz; her şey çözülmesi gereken bir denklem gibidir. Ve bir noktadan sonra şu soru gelir: *“Neden sürekli analiz ediyorum?”       Bu durum çoğu zaman bir alışkanlık gibi görünür ama aslında daha derin bir zihinsel işleyişin sonucudur. Sürekli analiz etmek, çoğu zaman zihnin belirsizliği tolere edememesiyle ilgilidir. İnsan beyni netlik ister. Eksik kalan her bilgi, tamamlanması gereken bir boşluk gibi hissedilir. Bu yüzden zihin, yaşananları tekrar tekrar ele alır, anlamlandırmaya çalışır, ihtimalleri tarar.       Ancak mesele sadece anlamak değildir. Çoğu zaman bu analiz etme hali, kontrol ihtiyacıyla da bağlantılıdır. Eğer bir şeyi yeterince düşünürsen, belki bir sonraki adımı daha iyi tah...