AuDHD Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlarız?

 


        Son yıllarda daha sık duyulan kavramlardan biri de AuDHD. İlk kez duyan biri için yeni bir tanı gibi gelebilir, ancak AuDHD aslında resmi bir tanı adı değildir. Bu terim, otizm özellikleri ile DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) özelliklerinin aynı kişide birlikte görülmesini anlatmak için kullanılan bir ifade olarak ortaya çıkmıştır.

       Uzun yıllar boyunca bu iki profil birbirine zıt yapılar gibi değerlendirildi. Birinin varlığının diğerini dışladığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde bazı insanların her iki profile ait özellikleri birlikte yaşayabildiği daha fazla kabul görüyor. Bu nedenle AuDHD, tek bir durumdan çok iki farklı işleyiş biçiminin aynı sistem içinde bulunması gibi düşünülebilir. Bu deneyim dışarıdan bakıldığında bazen çelişkili görünebilir. Bir yan düzen, tekrar ve öngörülebilirlik isteyebilirken; diğer yan yenilik, hareket ve değişim arayabilir. Bir gün plan yapmak rahatlatıcı gelirken, ertesi gün aynı plan boğucu hissettirebilir. Sosyal bağlantı kurma isteği ile yalnız kalma ihtiyacı aynı anda var olabilir. Bu nedenle birçok kişi uzun süre ne yaşadığını anlamlandıramadığını anlatır.


      AuDHD’de dikkat konusu da çoğu zaman yanlış anlaşılır. Burada mesele yalnızca dikkatin dağılması değildir. Bazen dikkatı yönlendirmek, başlatmak ya da durdurmak zor olabilir. Kişi ilgisini çeken bir konuya saatlerce yoğunlaşabilirken, günlük sorumluluklara başlamakta zorlanabilir. Bu durum dışarıdan isteksizlik gibi görünebilir ama içeride daha çok görev başlatma ve geçiş süreçleriyle ilgili bir zorlanma yaşanıyor olabilir.

      Rutinlerle ilişki de karmaşık olabilir. Bir yandan düzen kurmak rahatlatıcı gelebilir çünkü belirsizlik yorucu olabilir. Ama diğer yandan aynı düzenin içinde uzun süre kalmak sıkıcı ya da bunaltıcı hissettirebilir. Bu nedenle kişi plan yapmayı sevebilir ama planı uygulamakta zorlanabilir. Yapı ihtiyacı ile özgürlük ihtiyacı arasında gidip gelen bir deneyim oluşabilir.

     Sosyal yaşam da farklı hissedilebilir. Bazı insanlar konuşmaları daha yoğun analiz ettiklerini anlatır. Bir sohbet bittikten sonra ne söylediklerini tekrar düşünebilir, insanların yüz ifadelerini ya da ses tonlarını zihinde yeniden oynatabilirler. İnsanlarla birlikte olmaktan keyif alsalar bile sonrasında ciddi bir zihinsel yorgunluk yaşayabilirler.

      Duyusal deneyimler de günlük yaşamı etkileyebilir. Bazı sesler diğer insanlara göre daha yoğun gelebilir. Parlak ışıklar, kalabalık ortamlar, belirli dokular, kokular ya da beklenmedik değişiklikler normalden daha yorucu hissedilebilir. Bu durum her zaman rahatsızlık şeklinde yaşanmaz; bazen yalnızca açıklanamayan bir yorgunluk veya geri çekilme ihtiyacı olarak ortaya çıkabilir. Duyguların işlenme biçimi de farklı olabilir. Bazı kişiler duyguları çok yoğun yaşadıklarını söylerken, bazıları ne hissettiklerini anlamakta zorlandığını anlatır. Küçük görünen olaylar uzun süre zihinde kalabilir. Bazen de duygular çok hızlı değişiyor gibi hissedilebilir.

     Günlük yaşamda en görünmeyen ama en yorucu alanlardan biri yürütücü işlevler olabilir. Yapmak istemek ama başlayamamak, zamanı yönetmekte zorlanmak, işleri sıralayamamak, bir göreve geçiş yapmakta zorlanmak ya da sürekli yarım kalan başlangıçlar… Bunlar bazı kişilerin tarif ettiği deneyimlerin içinde yer alabilir.

      Ancak burada önemli bir nokta var: Bu özelliklerin bazılarını zaman zaman birçok insan yaşayabilir. Tek başına dikkat dağınıklığı yaşamak, yalnız kalmayı sevmek ya da yoğun düşünmek AuDHD olduğu anlamına gelmez. Genellikle değerlendirilen şey; bu özelliklerin ne kadar süredir var olduğu, hayatın kaç alanını etkilediği ve günlük işleyiş üzerinde nasıl bir etki yarattığıdır. Bu yüzden asıl soru her zaman “Bende şu belirti var mı?” olmayabilir.

Belki daha anlamlı soru şudur:

Zihnim dünyayla nasıl etkileşime giriyor ve bu, hayatımı nasıl şekillendiriyor?

       Çünkü bazen cevap tek bir belirtide değil; uzun süredir tekrar eden deneyimlerin bütününde görünür.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HERKES YAŞIYOR GİBİ AMA BEN DAHA FAZLA YORULUYORUM

İnsanların Arasında Yalnız Hissetmek: Kalabalıkta Gelen Sessizlik

Neden Herkes Kadar Hafif Yaşayamıyorum?