İnsanları Fazla Analiz Etmek Neden Bu Kadar Yoruyor?
Bazen birinin söylediklerini sadece duymuyorum.Altındaki anlamı arıyorum.Ne demek istedi?Gerçekten bunu mu kastetti?Söylediğiyle hissettiği aynı mı? Ses tonu, mimikler, duraksamalar… Hepsi zihnime ayrı ayrı kaydoluyor. Ve çoğu zaman bu otomatik oluyor. Özellikle yapmaya çalışmıyorum. Zihnim zaten bunu yapıyor. Bir süre sonra şunu fark ediyorum: Ben konuşmayı değil, insanı analiz ediyorum.Birine bakınca sadece söylediklerini duymuyorum.
-
Gergin mi?
-
Üzgün mü?
-
Samimi mi?
-
Rol mü yapıyor?
-
Bir şey saklıyor mu?
Hepsini aynı anda okumaya çalışıyorum. Bu bir beceri gibi görünebilir. Ama sürekli açık kaldığında yorucu bir şeye dönüşüyor. Çünkü zihnin hiç “boşta” kalmıyor. Çoğu insan bir sohbeti yaşar ve bırakır. Ama analiz eden zihin bırakmaz. Konuşma bittikten sonra da çalışmaya devam eder:
- “Orada aslında ne oldu?”
- “Benimle ilgili ne düşündü?”
- “Davranışı değişti mi?”
Detaylar tekrar tekrar gelir. Ve bir noktada insan sadece insanlarla değil, kendi zihniyle de yorulmaya başlar. Bu yüzden bazen mesafe koymak istersin.
- Daha az konuşmak.
- Daha az paylaşmak.
- Daha az ortamda bulunmak.
Çünkü her insan, zihnin için yeni bir veri demektir. Yeni mimikler. Yeni duygular. Yeni analizler. Ve bu hiç durmaz. Bir süre sonra şu düşünce gelir:
- “Keşke sadece yaşayabilsem.”
- “Keşke bu kadar fark etmesem.”
- “Keşke bu kadar okumak zorunda kalmasam.”
Çünkü farkındalık arttıkça, zihinsel yük de artar. İnsanları anlamak güzel bir şeydir. Ama sürekli anlamaya çalışmak yıpratıcıdır. Belki sen de insanların içinde kolayca çözülmeyen şeyleri fark ediyorsun, söylenmeyeni duyuyorsun, gizlenen duyguyu hissediyorsun, gerilimi anlıyorsun.Ve bu seni bazen güçlü hissettiriyor… Bazen de fazlasıyla yorgun.
Kimse bunun aslında ne kadar enerji istediğini bilmiyor. Çünkü dışarıdan bakıldığında sadece “duyarlı” görünüyorsun. Ama içeride sürekli çalışan bir radar var. Hiç kapanmayan. Belki mesele fazla düşünmek değil. Aslında derinlik de güzel bir şeydir. Ama sürekli derinde kalmak da yorucudur. Bazen insanın ihtiyacı olan şey analiz etmek değil… Sadece var olmaktır.
Belki mesele, zihnin insanları derin okumaya alışmış olması.

Yorumlar
Yorum Gönder